Pdf

Fibromiyalji nedir?.pdf
Fibromiyalji sendromu.pdf
Fibromiyalji yumuşak doku.pdf
Fibromiyalji tedavisi.pdf

 

Video

Fibromiyalji Nedir? - Tedavisi Nasıldır?
Fibromiyalji

 

     Yayın Tarihi: 01.07.2018

 

Geçmiş Olsun

 

 

Fibromiyalji Nedir? (Fibromiyalji Sendromu, Fibromiyalji Noktaları)

Fibromiyalji sendromu, uyku bozukluğu, kaslarda yaygın ağrı ve hassasiyet, aşırı yorgunluk, halsizlik ve sabah tutukluğu ile kendini belli eden kronik yumuşak doku romatizmal ağrı sendromudur. Özellikle vücudun belli noktalarından aşırı hassasiyet ile kendini belli eder. Toplumun yüzde 3’ünde görülen fibromiyalji sendromu hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Romatizmal hastalıklar içerisinde en sık karşılaşılan ikinci hastalık olan Fibromiyalji kadınlarda erkeklere göre üç kat daha sık görülmektedir. Yapılan araştırmalar, ülkemizde yaklaşık 1,3 milyon fibromiyalji hastası olduğunu göstermektedir. Fibromiyalji belirtilerinin farklı hastalıklarla karşılaştırılma olasılığı ise çok yüksektir. Doğru teşhis konulamadığında fibromiyalji şikayetleri azalsa da bir süre sonra yeniden başlama riski çok fazladır. Fibromiyalji tedavi edilmediğinde yaşam kalitesinde düşüş ve işgücü kaybına neden olur.

 

Fibromiyalji Belirtileri

Fibromiyalji belirtileri çok keskin olmamakla birlikte en önemli belirtisi vücudun belli yerlerinde görülen hassasiyettir. Bunu yanı sıra fibromiyalji özellikle ağrı ve sabahları zor uyanma ile kendini belli eder. Nefes almada zorlanma ve kulak çınlaması da en büyük fibromiyalji belirtilerindendir.

 

Fibromiyalji sendromu olan kişilerin özel bir karakteri vardır. Kendilerinden beklentileri çok yüksektir, mükemmeliyetçidir, çok titizdir ve duygu durumları çok çabuk değişir. Bu kişilerin stresli zamanlarında ağrılarının artma ihtimali çok yüksektir. Özellikle bel ve boyun ağrıları, kronik yorgunluk sendromu, depresyon, hipotiroidi ve uyku bozuklukları ile karşılaştırılan fibromiyaljinin belirtileri şöyle sıralanabilir;

 

Herhangi bir ağrıyı normalden daha fazla algılamak.

Ağrı yapmayan uyarıcıları da ağrı gibi hissetmek.

El ve ayaklarda karıncalanma hissi ve uyuşma

Çarpıntı

Egzersize karşı dirençsizlik

Kabızlık, ishal ve gaz şikayetleri

Depresyon hali

Hafıza problemleri

Gün boyunca yorgunluk hissi

Dinlenemeden uyanmış olma hissi

Uyku kalitesinde azalma

Noniseptif uyarılar nedeniyle, ağrının azaltılması ile hissedilen genel hassasiyet

Konsantrasyon bozukluğu, yeni şeyler öğrenme zorluğu

Kişiye göre değişen ödem hassasiyeti

Hastaların % 30-50’si eklem hipermobilitesine sahiptir.

Vücudun üst kısmı ile sınırlı olan kızarma eğilimi

Vücudun belli noktalarından aşırı hassasiyet de bu hastalığın en belirgin özelliği sayılır.

 

 

Fibromiyalji Nedenleri

Fibromiyaljinin nedeni çok iyi bilinmese de yapılan araştırmalar genetik faktörlerin çok önemli olduğunu gösteriyor. Buna bağlı olarak 1. derece yakınlarında fibromiyalji görülen kişilerin bu hastalığa yakalanma riski 8 kat artıyor. Aynı zamanda çevresel faktörler de fibromiyalji sendromuna neden olan önemli nedenlerden biri. Özellikle çocukluk çağlarında geçirilen fiziksel ve duygusal travmalar fibromiyalji için büyük risk faktörleri arasında kabul edilir.

 

Fibromiyalji aynı zamanda psikolojik boyuta sahip bir hastalıktır. Depresyon hastalarında, uyku bozukluğu alanlarda ve anksiyetesi yüksek olan kişilerde fibromiyalji çok daha fazla görülüyor. Genellikle 25-55 yaş aralığındaki kadınlarda daha sık görülen Fibromiyalji sendromu (yumuşak doku romatizması)erkeklerde ve çocukluk döneminde de görülebilmektedir. Hastalık özellikle eğitim ve ekonomik düzeyi ortalamanın üzerinde olan kişilerde daha sık görülmektedir. Mükemmeliyetçi ve işkolik kişilik yapısı da fibromiyalji hastalığına yakalanma nedenleri arasında gösterilebilir. Gazetecilik, Mimarlık, Finans Sektörü gibi meslekler ile uğraşanlarda fibromiyalji sıklıkla görülür. Ayrıca işini sevmeyen kişilerde de fibromiyalji görülür. Mutsuzluk ağrıları artıran bir faktör olduğu için yaptığı işten memnun olmayanlar da en az stresli mesleklerde çalışanlar kadar fibromiyalji olma riskine sahiptir.

 

Genel olarak bakıldığında Fibromiyalji nedenleri uyku bozukluğu, ağrı algılama bozukluğu, santral sinir sisteminde nörotransmitter denilen maddelerin dengesizliği, sinir sistemi ve hormonal sistem bozukluğu, kas ve kas işlevlerinde bozukluk, sempatik sistemin aşırı çalışması olarak sıralanabilir.

 

Fibromiyalji İçin Hangi Doktora Gidilmeli?

Fibromiyalji belirtileri fark edilir edilmez teşhis için tam donanımlı bir hastanenin romatoloji uzmanına, tedavi içinse fizik tedavi ünitelerine başvurmak gerekir. Oldukça karmaşık bir hastalık olan fibromiyalji için multidisipliner bir tedavi uygulanır. Psikolog ve fizyoterapist dışında pek çok branştan da destek alınabilir.

 

Fibromiyalji Teşhisi

Fibromiyalji teşhisi hastanın öyküsü, hastalık belirtileri ve fiziki muayene ile konur. Fibromiyalji teşhisi için üç ay şikayetlerin ve belirtilerin devam etmesi gerekir. Fibromiyalji muayenesinde tender point denilen vücudun 18 hassas noktasından yaklaşık 11’inde bu ağrılı noktaların bulunup bulunmadığı tespit edilir. Bu referans noktalarında hastanın aşırı hassas olması temek şart kabul edilir. Fibromiyaljinin sadece kan tetkiklerinde ortaya çıkmasını beklememek gerekir. Ancak kan tetkikleri ayırıcı tanı için istenebilir. Sık sık başka hastalıklarla karıştırılan fibromiyaljide, bu karışıklığı önlemek için yapılacak tetkikler büyük önem taşır.

 

Fibromiyalji Tedavisi Nasıl Yapılır?

Fibromiyaljinin tedavisinde istikrar çok önemlidir. Doğru teşhis konulmaz ise farklı bir hastalığın tedavisine başlanmış olur ve hasta gereksiz bir ilaç yükü altında ek sorunlarla karşılaşabilir. Bu durum fibromiyaljinin kronikleşmesine de neden olur. Sürekli doktor değiştirmek, tedavisi yarıda kesmek ve farklı tedaviler arayışında olmak da fibromiyalji tedavisini olumsuz etkiler.  İlaçla tedavi edilebilen fibromiyalji hastalığında özellikle tedaviyi sürdürülebilir kılmak çok önemlidir.

 

Fibromiyalji hastalarının ilaç tedavisine ek olarak günlük hayatlarında da birtakım değişiklikler yapması gerekmektedir. Stresten arındırılmış, düzenli bir yaşam, dengeli beslenme ve düzenli uyku tedavinin en önemli anahtarlarıdır. Vücut dinlenemediği sürece kişi, günlük yaşamda karşılaştığı en ufak bir olaya bile aşırı tepki verecektir.

 

Fibromiyalji tedavisinde en önemli prensip hasta-hekim işbirliğidir. Kişiye özel uygulanan tedavi seçenekleri arasında PRP uygulamaları, fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemleri, egzersiz programmlarından biri ya da hepsi birlikte uygulanabilir. Özellikle son dönemlerde PRP yöntemi ile fibromiyalji hastalığında asıl sebep olan fibrozitleri (ağrılı kas düğümleri) yok etmek çok daha kolay. Fibromiyalji tedavisinde kişiye bağlı olarak değişebilecek bazı fizik tedavi seçenekleri şöyledir;

 

Bölgesel Enjeksiyonlar,

Ozon Tedavisi,

Elektroterapi Uygulamaları (Tens, Ultrason Tedavisi, Enterfrensiyel Akımlar, Biofeedback, Hvgs),

Sıcaklık Ajanları,

Doku Masajı,

Klasik Masaj,

Germe Gevşeme Eğitimleri

Prp (Trombositten Zengin Plazma),

Nöralterapi,

Proloterapi,

Manipülasyon.

 

Fibromiyalji Egzersizleri

Fibromiyalji egzersizleri tedavi sürecinin en önemli kısımlarından biridir.  Yorucu ve stresli bir iş günü sonrasında haftada en az 3 kez spor yapmaya vakit ayırmak gerekir. Özellikle uzun saatler masa başında çalışmak ve hareketsizlik, kasların gelişimini olumsuz yönde etkiler. Spor sayesinde kişinin hem kasları çalışmakta hem de kendini iyi hissetmektedir. Sadece ilaçla bu hastalığın tedavisinin mümkün olmadığı unutulmamalıdır.

 

Fibromiyalji tedavisinde amaç, ağrı ve yorgunluktan şikayet eden, fiziksel ve sosyal yaşamı etkilenmiş kişinin sıkıntılarına yönelik tedavi seçeneklerini hazırlamaktır. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler tercih edilir. Ancak ilaç tedavisine ek olarak hasta eğitimi de önemlidir. Uzun süreli oturma, ayakta durma, stres, uzun süre yazı yazma, ağırlık kaldırma, kolların gergin pozisyonda çalışmasının şikayetleri artıracağı unutulmamalıdır.

 

Fibromiyalji için yapılan egzersizler ile kondisyon artışı sağlanır, travmalar ve dışardan gelen zararlı uyaranlar azaltılır ve ağrı döngüsü kırılmış olur. Fibromiyalji hastalarının özellikle aerobik, duruş, germe, pilates, yoga ve yüzme egzersizleri yapmaları çok önemlidir. Bunun yanı sıra, sıcak tedaviler, elektrik simülasyonları, kaplıca ve masaj gibi fizik tedavi uygulamaları oldukça etkilidir. Fibromiyalji hastaları her ne kadar egzersiz yapmakta zorlansa da hafif şiddette başlayıp, hafif şekilde devam edildiğinde haya kalitesinde büyük artış gözlenir.

 

 

Fibromiyalji İlaçarının Kullanımı

Fibromiyaljide her hasta ayrı ayrı ele alınıp tedavisi yapılmalıdır. İlaç ile tedavi edilen fibromiyalide uzun süre ilaç kullanımı da zararlı olabilir. Fibromiyalji sendromunda antidepresan grubu ilaçlar da kullanılabilmektedir. Bu ilaçlar hem uykuyu düzenlemekte hem de kronik ağrılı durumlara iyi gelmektedir. Ancak bu ilaçları uzun süre kullanmak kişilerde bağımlılık yaratabilir.  Bu da fibromiyaljinin tedavi edilmemesine neden olmaktadır. Psikiyatrik ilaçların ancak eşlik eden psikolojik bir rahatsızlık durumunda kullanılması tavsiye edilir. Fibromiyalji ağrıları için kullanılan ağrı kesicilerin kullanımında ise böbrek, mide ve tansiyon problemlerine dikkat edilmelidir.

 

Fibromiyaljiden korunmak için bunlara dikkat edin!

 

Fibromiyalji her ne kadar hayatı tehdit eden bir hastalık olmasa da hayat kalitesini son derece etkilediği için titizlikle takip edilmelidir. Tedavisi uzun sürebilen fibromiyalji bulgularında düzelme olana dek hekim kontrolü şarttır. Fibromiyaljiden korunmak için bunlara dikkat etmek gerekir;

 

Düzenli olarak egzersiz yapmak çok önemlidir. Özellikle gevşeme egzersizleri, germe egzersizleri, kardiyovasküler kondüsyon egzersizleri, düşük yoğunlukta yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme, su aerobiği gibi aktiviteler faydalıdır.

Fibromiyalji tedavisi için kullanılan ilaçlar, ağrıyı azaltmak, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmeye yöneliktir. Antidepresanlar, ağrıı kesiciler, uyku düzenleyiciler ve kas gevşetici ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmadır.

Uyumadan önce çay, kahve, alkol, kola gibi maddelerden uzak durmak gerekir.

Fizik tedavi uygulamalarından sıcak uygulama, derin ısıtıcılar ve elektriksel stimülasyon, masaj ve kaplıca kürleri tavsiye edilir.

Sıcak ve kuru hava fibromiyaljiye iyi gelebilir.

 

 

Uzm. Dr. Şaban KARAYAĞIZ

Psikiyatri

Memorial Kayseri Has

www.memorial.com.tr/bölümler/psikiyatri

 

    

 

Duygu durumundaki ani değişikliklere ve dikkat eksikliğine neden olan kronik yorgunluk sendromu; çalışan, iyi eğitimli ve gelir düzeyi ortanın üzerindeki insanların hayatını olumsuz etkiliyor. Savunma sistemi ile ilişkili olduğu bilinen bu hastalık, depresyonla karıştırılabiliyor. Hayat tarzındaki

 radikal değişikliklerle hastalığı kontrol altına alabilmek mümkün olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Şaban Karayağız, kronik yorgunluğun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

 

Motivasyonu olumsuz etkiler

Kronik yorgunluk sendromu, bazı belirtilere veya klinik temele dayalı olarak teşhis edilen vücuttaki birçok sistemi ilgilendiren bir hastalıktır. Belirgin bir zamanda başlayan ve dinlenmekle geçmeyen yorgunluk hissinin yanı sıra; endokrin, savunma ve kas iskelet sistemlerini ilgilendiren bulgularla

kendini belli etmektedir. Profesyonel iş hayatının bir sonucu olarak ortaya çıkan yorgunluk ve hayal kırıklıkları, kişinin motivasyonunu düşürmektedir.

 

Stresli meslek grupları risk altında

Yapılan araştırmalarda bu hastalığın daha çok stresli mesleklerde görüldüğü belirlenmiştir. Hastalar sıklıkla hastalığın başlangıcından önceki kapasitelerinden daha düşük düzeyde aktivite gösterir. Bazı vakalarda bu sendrom yıllarca sürebilmektedir. Hastalığın teşhisi için 2 ağır kritere eşlik eden 8 daha hafif belirti ya da 6 hafif belirti ile en az iki fiziksel belirtinin bulunması gereklidir. Hastada kronik yorgunluk sendromu varsa en az 6 aydır devam eden günlük aktivitede % 50 oranında ve üzerinde azalma önemli bir belirti olarak kabul edilir. Hafif ateş, boğaz ağrısı, ağrılı lenf

 nodu büyümesi, genel kas güçsüzlüğü, kas ve baş ağrısı, gezici tarzda eklem ağrısı, psikolojik şikayetler, uyku düzensizliği hastalığın hafif belirtileri arasındadır.

 

Belirtileri depresyonla karıştırılabilir

Çoğu hastalıkta kapasiteyi azaltan ‘yorgunluk’ belirti olarak bulunabileceğinden, diğer bilinen nedenler ve tedavi edilebilir durumlarda teşhis konulmadan önce yorgunluk ayrı bir şekilde değerlendirilmelidir. Bu sorun psikiyatrik tanılar içinde sıklıkla depresyon ile karıştırılmaktadır.

Depresyondan ayırmak için şu kriterlerin kullanılması gerekir;

Kronik yorgunluk sendromu; ateş, lenf nodu büyümesi, eklem ve vücut ağrıları gibi fiziksel parametrelerin varlığı ile depresyondan ayrılmaktadır.

Depresyondaki ana sorun duygu çökkünlüğü, ilgi ve zevk kaybıdır. Kronik yorgunluk sendromunda ise kronik yorgunluk hali ön plandadır.

Erişkin kadınlarda görülme riski daha yüksektir ve kişilik özellikleri ile kronik yorgunluk sendromu arasında ilişki bulunmamaktadır.

Fiziksel aktivite ve hobiler ilaç etkisi sağlar

Sağlıklı beslenme hastalığın oluşum riskini azaltmaktadır. Beyinde ödül merkezini uyaracak spor aktiviteleri ve keyif alarak yapılan hobilerin artırılması da bu hastalıktan korunmaya yardımcı olmaktadır. Hastalığın neden olduğu stresle baş edebilmek için hayat tarzında radikal değişiklikler yapmak yararlı olacaktır. Örneğin; beslenme ve uyku düzeni ile ilgili değişiklikler, hareketsiz yaşam yerine fiziksel aktiviteyi tercih etmek hastalığın en iyi ilacıdır. Yaşam kalitesini artıran değişiklikler, yorgunluk ve hayal kırıklığının oluşumuna da set çekecektir. Özellikle zihni

 boşaltmaya yönelik egzersizler, değişik meditasyon teknikleri de tedavide etkin rol oynamaktadır.

 

Benzer Sağlık Rehberler

 

Prof. Dr. Birsel KAVAKLI

İç Hastalıkları (Dahiliye)

Memorial Ataşehir Hastanesi

 

Sabahları yorgun uyanmak, gün içinde yaşanan halsizlik, günlük işleri yaparken yaşanan isteksizlik ve genel bir bitkinlik hali. Çoğu zaman yüksek iş temposu ve şehir yaşamının hızından kaynaklandığı düşünülen bu belirtiler aslında ciddi hastalıkların belirtisi olabilir.

 

*Tiroiditten kansere birçok hastalığın işareti olabilen yorgunluğunuz geçmiyorsa altında yatan nedenin mutlaka araştırılması gerekir. Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, yorgunluğun en sık görülen nedenleri ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

 

Yorgunluk, normalde bir insanın günlük işlerini yaparken kendini yorgun hissetmesi, yetersiz hissetmesi olarak tanımlanabilir. Kimi insanlar yaşından hiç beklenmedik bir şekilde atak olabilir ya da genç yaşta kişi yemek yemeye, yatmaya hatta dinlenmeye bile üşenir halde olabilir. Bu durum bir üşengeçlik mi, enerji düşüklüğü mü ya da hastalıktan mı kaynaklanıyor bunun belirlenmesi çok önemlidir. 

 

Kansızlık:Yorgunluğun en sık görüldüğü hastalık grubu anemidir. Çünkü oksijen taşıyan hemoglobinin eksikliği kişinin kendini yorgun ve halsiz hissetmesine neden olur. Bu durumda kişiye* mutlaka bir uzman doktor muayenesi ve gerekli tetkikler yaptırılmalıdır. Gerekli tedavi planlaması kansızlık giderildikten sonra yorgunluk hissinin de kaybolduğu görülecektir.

Depresyon ve stres:Yorgunluğa yol açan hastalıklardan ikinci sırada depresyon gibi psikosomotik hastalıklar gelir. Depresyon da kişilerin kendisini yorgun hissetmesine neden olabilir.

Tiroit hastalıkları:Hipotiroidi* başta olmak üzere endokrin hastalıklar da kişinin kendisini çok yorgun hissetmesine neden olur. Hatta hipotiroidi* hastalarının etraflarında tembel olarak tanımlanan kişiler olduğu söylenir. İş yapmak istemeyen, yerinden kalkmakta zorlanan, iş yapma gücünü kendinde hissetmeyen insanlardır bunlar genelde. Yine endokrin hastalıklarından şeker hastaları da sürekli yorgundurlar. Bu insanlar kendilerini yorgun, bezgin ve güçsüz hissederler. Şeker seviyeleri yüksek olduğu zaman günlük yaşamları bile kesintiye uğrayabilir.

Kanser:Yorgunluk, bir takım erken onkolojik hastalıkların belirtisi de olabilir. Kanser hücreleri hastanın tüm vücut sistemlerini bozarak yorgunluğa neden olabilir. Örneğin kansızlık yapmışsa, beslenmeyi bozuyorsa yorgunluk yaratabilir. Bir de tümörler insan organizmasına göre çok hızlı metabolik aktiviteye sahiptir. Yani şekeri daha hızlı tüketir, kişinin kan şekerini düşürür ve oksijeni daha çok harcarlar. Çünkü tümörler hızlı büyüyen dokulardır. Gereksinimleri de çok fazladır ve kişinin aleyhine alıp bunları harcadıkları için de kişi kendini yorgun hissedebilir.

Kalp hastalıkları:Kalp yetmezliklerinin de en önemli belirtilerinden birisidir yorgunluk. Hatta kalp hastalıklarının en erken bulgularından birisidir. İster kapak lezyonu olsun, ister kalp damar hastalıkları olsun, bunlar kalbin oksijen ihtiyacını karşılamasına engel oldukları için yorgunluk yaratırlar. Kişi bir kat merdiven bile çıksa yorulur, bacakları kesilir, nefessiz kalır.

Enfeksiyon hastalıkları:Vücutta çeşitli nedenlerle ortaya çıkan enfeksiyon hastalıkları da yorgunluğun sık görülen nedenlerini oluşturmaktadır. Bunlar:

Hepatit yani karaciğer iltihaplanması

Kalbin iç yüzünün iltihabı

Kalp zar iltihapları

Verem (tüberküloz)

Parazit hastalıkları

AIDSşeklinde sıralanabilir.

Metabolik hastalıklar:Böbrek yetmezliği, karaciğer yetersizliği, kalsiyum yüksekliği ve potasyum düşüklüğü gibi durumlarda da vücuttaki kan tuzları ve minerallerdeki azalmalar yorgunluğun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu hastalık ve durumların erken dönemde tedavisi çok önemlidir.

     8-Uyku apnesi:Yaşam kalitesini bozan en önemli sorunlardan olan uyku apnesi de yorgunluğun önemli sebeplerinden birisidir. Yeterli sürede, kaliteli bir uyku uyuyamayan kişiler kendisini ertesi gün aşırı yorgun hissedecektir. Bu durum gün içerisindeki tüm faaliyetlere yansır.

 

Fiziksel güçsüzlük:Yorgunluk, fiziksel güç ve kondisyonla da çok ilgilidir. Kondisyonlu ve güçlü bir kişi daha geç yorulur. Yaşa göre sağlıklı beslenerek ve düzenli fiziksel aktivite ile kas kuvvetini artırmak ve korumak yorgunluğun önüne geçebilir.

Ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Kişi, daha önce yorulmadan rahatlıkla yapabildiği işleri artık yorularak yapıyorsa bir doktora başvurmalı, yorgunluğun sebebi araştırılmalıdır. Hatta kişinin özgüveninin azalması, kendine eskisi kadar iyi bakmaması da bir soruna işaret olabilir. Geçici yorgunluklar çok önemli sayılmamaktadır ancak kronik yorgunluk olduğunda bu durum mutlaka önemsenmelidir.

Enerjinizi doğru kullanmayı öğrenin

Çalışma ve dinlenme periyotları doğru ayarlanmalıdır. Kısa ve sık dinlenme aralıkları verilerek yorgunluğun ortaya çıkması önlenebilir. Çalışma ortamının iyi havalandığından emin olunmalıdır. Çok sıcak veya çok soğuk ortamlar vücudumuzda ekstra bir stres yaratır. Vücudun çok hafif düzeyde susuz kalması dahi metabolizmayı yavaşlatır. Bu nedenle günde en az 8-10 bardak su içilmesi, kahve ve çayın mümkün olduğunca az tüketilmesi gerekir.

Düzenli uyku ile yeterli ve dengeli beslenme, bağışıklık sisteminin güçlü olması için gereklidir. Düzenli yapılan 30 dakikalık yürüyüş, vücut ağırlığının dengelenmesine, kemik sağlığının korunması ve geliştirilmesine yardımcı olmaktadır. Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır, daha fazla enerji oluşumu sağlanır. Kalp damar sisteminin ve solunumun düzenlenmesini, dokulara yeterli düzeyle oksijen taşınmasını sağlar.

                                                                

Bu Bir Reklam Değildir, sadece size bilgi vermek için hazırlanmıştır

 

Hastanesi

Memorial İstanbul, Ankara, Kayseri, Antalya ve Diyarbakır’da bulunan 11 hastane, 2 tıp merkezi ve 1 wellness merkezi ile sağlığınız için daima yanınızda...“Çünkü Sağlığınız Değerli”

https://www.memorial.com.tr/kurumsal/tanitim/

İletişim Bilgileri

Genel Müdürlük

Kaptan Paşa Mah. Halit Ziya Türkkan Sok. No: 19

Famas Plaza C. Blok 34384 - Şişli / İstanbul

444 7 888

(0212) 314 66 66

(0212) 314 66 79

 

 

 

Derleyen ve Yazan:  burhan Zihni Sanus

Dikkat Uyarı

Bu sayfada yazdığımız bilgilerle ilgili Uyarı  Dergimizde yer alan  her türlü medikal bilgi, yorum, duyuru ve tanıtım faaliyetleri ile ilgili sayfa düzenlemeleri, güvenilirliğine inanılan kaynaklardan elde edilerek derlenmiştir. Evrenin Sırları Dergisinde yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan Bu Tıbbi Makaleyi yazan Dr veya Bilim Adamları Ve Dergimiz Evrenin Sırları sorumlu olmayacaktır. Bu bilgiler sadece temel bilgilerdir tedavide kullanılamaz

 

Unutmayın erken teşhis edilmiş bir hastalık yarı yarıya tedavi edilmiş sayılır. Sizde en küçük bir şüphenizde Doktora baş vurun.

Hayatınızla kumar oynamayın