Pdf

Evrende Solucan Deliği.pdf
Zamanda Yolculuk.pdf
Evren ve Beyin.pdf

video

Solucan Deliği
Zamanda Yolculuk Teorileri Paradokslar ve Yaşanan Olaylar

 

     Yayın Tarihi: 01.01.2018

 

Brian Greene: Zaman Yolculuğunun İki Farklı Yolu

 

 

NeoTarya  en geniş geçit / solucan Deliği

 

World Science Festival’in kurucularından ve Kolombiya Üniversitesi’nden matematik ve fizik profesörü Brian Greene zaman yolculuğunun 2 farklı yolunu açıklıyor. Geleceğe veya geçmişe gitmek teorik açıdan mümkün mü?

Brian Greene: Ben Brian Greene Kolombiya Üniversitesi’nden fizik ve matematik profesörüyüm ve Dünya Bilim Festivali’nin(World Science Festival) kurucularındanım.

 

Öncelikle iki farklı zaman yolculuğu türü olduğunu ve bunların birbirinden son derece farklı olduğunu bilmeniz gerek. Geleceğe doğru zaman yolculuğu mu yapmak istiyorsunuz ? Kesinlikle mümkün.

 

Bunu nasıl yapacağımızı biliyoruz çünkü, Einstein yüz yıl önce bunun nasıl yapılabileceğini gösterdi. Fakat şaşırtıcıdır ki, bunu çok az insan gerçekten biliyor. Eğer uzaya doğru gider ve ışık hızına yakın bir hızında yolculuk yapar ve sonra dünyaya geri gelirseniz, zamanın daha yavaş ilerlediğini olduğunu görürsünüz. İşte o zaman dünyaya döndüğünüzde daha ileri bir geleceğe gelmiş olursunuz. Yani siz gençken dünyada kalan yakınlarınız yaşlanmıştır.

 

Ayrıca, Einstein bize eğer güçlü bir kütleçekim kaynağı yakınlarına  girebilirsek ki; bu nötron yıldızı, kara delik gibi bir şey olabilir bu durumda zaman yavaşlayacaktır. Bu nedenle, Dünya’ya geri döndüğünüzde yine uzak bir gelecekle karşılaşmış olursunuz.

Bu su götürmez bir gerçek. İşini bilen her fizikçi bu fikre katılacaktır. Fakat zamanda geriye yolculuk konusu halen oldukça tartışmalı ve çoğumuz bunun mümkün olduğunu düşünmüyor.

 

Zamanda geriye yolculuğun mümkün olabilmesi için garip konsept var buna solucan deliği deniyor. Solucan deliği yine Einstein tarafından keşfedilen bir şey. Aslında zaman yolculuğu konusunda her alanda, onun imzası var denilebilir.

 

Solucan deliği uzaydan bir noktadan diğerine giden bir köprü. Aslında bu iki zaman dilimi arasında bir kestirmeye benziyor. 1935’de Einstein solucan deliği teoremini keşfettiğinde bunların kara delikle ya da yüksek hızlı yolculukla manipule edilebileceğini keşfetmişti. Bu tünelin iki ucu farklı zaman dilimlerine açılıyor. Örneğin biri 1988’e diğer ucu günümüze yani 2017’e açılıyor. Yani solucan deliğinden geçtiğinizde 1988’e gidiyorsunuz. Bu tünelin diğer ucu da geleceğe açılabilir. Yani tünelin bir ucu geçmişe ,diğeri geleceğe ulaşıyor.

 

Bugün halen solucan deliklerinin gerçek olup,olmadıklarını bilmiyoruz. Eğer gerçeklerse onlardan geçebilmemiz gerekir. Bu noktada pek çok belirsizlik var. Çoğumuz bu hızlı yolculukla geçmişe gidilemeyeceğini düşünüyor. Yine de bunun halen  imkansız olduğu kanıtlanmadı.

 

Kaynak: Kaynak : http://www.businessinsider.com/how-to-time-travel-with-wormholes-2017-11     linki tıklayın

 

 

 

Solucan Delikleri

Dr. Mahir E. Ocak

04/05/2016 - 16:46

 

Solucan delikleri, uzayzamandaki farklı iki noktayı -örneğin aralarında çok büyük zaman farkı ya da çok büyük mesafeler olan noktaları ve hatta farklı evrenleri- birbirine bağlayan köprülerdir. Solucan deliklerinin varlığına dair herhangi bir gözlemsel veri olmasa da genel görelilik kuramının temeli olan Einstein alan denklemlerinin bazı çözümleri solucan delikleri içerir.

 

Üç boyutlu uzaydaki bir solucan deliğini hayal etmek ya da betimlemek zordur. Ancak eğer içinde yaşadığımız uzay iki boyutlu olsaydı, bir solucan deliği aşağıdaki çizimdeki şekle benzerdi. Bu çizimin üst ve alt kısımlarındaki iki boyutlu yüzeyler, eğer bir solucan deliğiyle birbirlerine bağlı olmasalardı aralarında çok uzak mesafeler olacak iki uzay bölgesini betimliyor. Ancak solucan deliği (orta kısımdaki silindir benzeri yüzey), bu iki bölge arasında kısa bir köprü kuruyor.

 

Einstein alan denklemlerinin solucan delikleri içeren ilk çözümü 1916 yılında Ludwig Flamm tarafından bulunmuştu. Aynı çözüm daha sonraları bağımsız bir biçimde Albert Einstein ve Nathan Rosen tarafından da bulunduğu için bugün bu çözümlere Einstein-Rosen köprüleri deniyor. John A. Wheeler 1962 yılında Einstein-Rosen çözümünün karşılık geldiği solucan deliklerinin, aynı evrenin iki ayrı bölgesini birbirine bağlaması durumunda kararsız

olacağını gösterdi. Böyle bir solucan deliği oluşsa bile içinden herhangi bir şeyin yolculuk etmesine izin vermeyecek kadar kısa bir sürede yok olacaktır.

 

Einstein-Rosen köprüleri, her iki yönde de yolculuk etmeye imkân vermez. Ancak her iki yönde de yolculuk edilmesine imkân veren solucan deliklerinin de var olabileceği öne sürülmüştür.

 

Solucan delikleri uzayzamandaki iki noktayı birbirine bağladığı için ilke olarak zamanda yolculuğa da izin verebilirler. Michael Morris, Kip Thorne ve Ulvi Yurtsever, 1998 yılında yayımladıkları bir çalışmalarında uzayda yolculuk yapılmasına imkân veren bir solucan deliğini bir zaman makinesine dönüştürmenin mümkün olduğunu gösterdiler. Ancak genel görelilik kuramına göre bir solucan deliğini kullanarak o solucan deliğinin zaman makinesine dönüştüğü tarihten daha öncesine seyahat etmek mümkün değildir.

 

 

Astronomi /

Yaşam İhtimali Olan Bir Gezegene Mesaj Yollandı

16 Kasım 2017

                 Daily news     linki tıklayın

 

 

Gökbilimciler  yakın zamanda keşfedilen ve hayat bulunma olasılığı bir gezegen mesaj yolladılar. Canis Minor takım yıldızında Luyten Yıldızı olarak da bilinen GJ 273 yıldızının yaşanabilir bölgesinde bulunan GJ 273b’de su ve hayat bulunabileceği düşünülüyor. 12 ışık yılı uzaktaki gezegene gönderilen mesajın 25 yıl sonra cevabının gelme olasılığı var. Yani 2042 yılında başka bir medeniyetten cevap alabiliriz.

 

“Bunun bir getirisinin olması pek mümkün değil, fakat olursa bu bir hoş geldin getirisi olur, “,diyor METI başkanı Douglas Vakoch  (Dünya Dışı Akıllı Yaşamla Mesajlaşma Ulusal Kurumu) . METI dünya dışı akıllı yaşam arayan SETI’ye benzer bir kuruluş aslında.

 

Arecibo mesajının yıldönümünde yollanan mesajın güneş sistemindeki gezegenler, DNA yapısı, çizgi film benzeri insan görünüşü ve dünyadaki yaşama dair temel bilgiler içerdiği belirtiliyor.

Norveç’teki antenden 3 gün boyunca sekizer saat  mesaj yayınlnnadı. Vakoch mesajın basit ve anlaşılır olduğunu belirtiyor.

 

Mesaj sayma,aritmetik,geometri,trigonometri ve mesajın taşıdığıradyo dalgalarının tarifiyle başlıyor. Ayrıca saat, zaman gibi bilgilerle bizimkine dair bir hayat varsa anlaşılmayı bekliyor.

 

Kıyameti davet etmiş olabilir miyiz?

SETI topluluğu için bile uzaya mesajlar yollamak bazı çelişkileri de beraberinde getiriyor. Bunlardan biri insanlığın kimle konuştuğunun net olmaması. Diğer bir tehlike ise dünya dışı varlıkların dünyaya gelmesi.

Fizikçi Stephen Hawking ve diğerleri uzaylı medeniyle savaş başlatma ve medeniyetin bizimkinden çok daha gelişmiş olması nedeniyle bizi kolayca alt edebileceğine dair uyarıları oldu.

 

“Gökbilimciler ve SETI araştırmacıların  % 90’ı ve ben METI’nin potansiyel olarak tehlikeli olabileceği ve bunun iyi bir fikir olmadığını düşünüyor,” diyor Kaliforniya Üniversitesi’nden  SETI araştırmacısı Dan Werthimer.”  Bu aslında kaplan, aslan ve ayılar gibi tehlikeli hayvanların olduğu bir ormanda bağırmaya benziyor.”

 

Kaynak : https://www.newscientist.com/article/2153461-we-just-sent-a-message-to-try-to-talk-to-aliens-on-another-world/

 

200 km genişliğinde asteroit

 

Daily News

‘10 kentilyon’luk gezegen

 

07 Aralık 2017 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 07 12 2017 - 2:30

NASA’nın üzerindeki değerli madenleri çıkarmak istediği Güneş Sistemi’nde yer alan 200 kilometre genişliğindeki asteroid (küçük gezegen) dünya ekonomisini (73.7 trilyon dolar) yerle bir edebilir

 

NASA’nın üzerindeki değerli madenleri çıkarmak istediği Güneş Sistemi’nde yer alan 200 kilometre genişliğindeki asteroid (küçük gezegen) dünya ekonomisini (73.7 trilyon  dolar) yerle bir edebilir. 10 kentilyon (10 bin katrilyon) dolar değerindeki gezegen nikel, demir ve altın gibi değerli maddelere ev sahipliği yapıyor. NASA söz konusu gezegenden maden taşımak için 2022’de uzay aracının fırlatılacağını duyurdu. NASA’dan yapılan açıklamaya göre, söz konusu araç her şey yolunda giderse 2026 yılında hedefine ulaşacak. Jüpiter ve  Mars’ın arasında yer alan asteroide yer alan maddeleri şu an için gezegenimize getirilmesi oldukça maliyetli.

Ancak uzay madenciliği bu yüzyılın en büyük iş kolu olarak görülüyor. Gelişen teknoloji ile uzay seyahatlerinin maliyetinin düşmesive uzay madenciliğinin de yaygınlaşması bekleniyor. Bugüne kadar bir gök taşından Dünya’ya sadece bir kez materyal getirilebildi.